Stres-4: Stres ve Fiziki Problemler

cinsel problemler

Stres ve Fiziki Problemler Vücutlarımız tehdide çok etkin bir şekilde tepki vermeye hazırdır. Ancak, problem şu ki, bunu yapmak için, mücadele veya kaçmanın dışındaki diğer işlevleri neredeyse durma noktasına getirecek kadar azaltır. Bütün kaynaklarımız, acil tehdit ile başa çıkmaya ayrıldığı için, diğer acil olmayan aktiviteler için daha az enerji kalır; böylece sindirim, büyüme, üreme ve bağışıklık sistemi gibi bazı işlevler durma noktasına gelir. Sadece bununla da kalmaz. Zamanla tehdide karşı bu aşırı hassasiyet bizi endişeli ve kolayca asabi olur hale getirir, uykusuz bırakır ve depresyona da yol açabilir. Sağlığımız üzerinde…

Devamını gör

Stres-3: Stresle Başa Çıkma ve Özyeterlilik

stres nedir

Stres ve Başa Çıkma Stres, daha önce de bahsetmiş olduğumuz gibi beklentilerinizin, ümitlerinizin, hedeflerinizin karşılanmayacağı korkusundan kaynaklanabilir ve hayal kırıklığına uğrarız. Eğer etrafınızda olup bitenler üzerinde kontrolünüz olmadığını düşünüyorsanız; bu da durumu daha stresli hale getirecektir. Özellikle tatsız durumlar üzerinde kişinin kontrolü olmaması, kişiyi ciddi bir stres altına sokabilir.   Belirsizlik ve stres Araştırmalar gösteriyor ki; ne olduğunu bildiğimiz ve ne olacağını tahmin edebildiğimiz zaman stresle başa çıkmak çok daha kolay gözüküyor. İnsanlar genel olarak belirsiz olan şeylerden rahatsızlık duyma eğilimi de göstermektedirler. Ve bu iki durum arasında bağlantı kurmak…

Devamını gör

Depresyon-4: Depresyonun Amacı Nedir?

depresyon nedir

Depresyonun Amacı Nedir? Depresyon genel olarak faydasızdır ve anlaşılması gereken şey depresyonun eski beyin sistemleri ile bağlantılı olabileceğidir. Ancak bu depresyonun tamamen amaçsız bir zihin durumu olduğu anlamına gelmemektedir. Hatta depresyonun, organizmanın hayatta kalması için yararlı olan yönleri bile mevcut olabilir. Depresyonu dikkatli incelediğimizde, olumsuz duyguların güçlendiğini ve olumlu olanların zayıfladığını görebileceğimiz pek çok durum söz konusudur. Bu tür durumlarda da beyin olumsuz duyguları daha da güçlendiren ve olumluları zayıflatan kalıplar içerisine girecektir. Bu başından beri üzerinde durmuş olduğumuz kısır döngülerden bir tanesidir.   Depresyon yararlı olabilir mi? Hafif derecedeki…

Devamını gör

Seansları Zamanlama

Psikolojik Danışmada Seans ve Zamanlama İlişkisi Psikolojik danışma seanslarında ya da oturumlarında zaman hayati öneme sahiptir. Klinik görüşme olsun ya da olmasın, zaman gerçekten dikkat edilmesi ve dikkatlice yönetilmesi gereken etik bir kavramdır. Oturum içerisindeki süreç karmaşık, derin ya da oldukça zengin olabilir, ancak vereceğiniz hizmet zaman ile ölçülür. Bu yüzden, planlanan zamanın sınırları içerisinde kalmaya ve ona göre hareket etmeye özen göstermeniz ciddi bir biçimde önerilmektedir. Psikolojik danışma ve klinik görüşme oturumları yani seanslar genel olarak 50 dakika sürer. 50 dakikalık süre kısmen keyfi bir biçimde ayarlanmış bir zamanlama…

Devamını gör

Eşitlik Nedir?

Eşitlik Nedir? Eşitlik sadece bugün değil, yüzyıllar önce de dillendirilmiş bir kavramdır ve günümüze kadar farklı şekilde gelişimler göstermiş ve günümüzde de içinde farklı algılanmalara neden olarak ”varlığını” sürdürmeye devam etmektedir. Eşitlik kavramına hızlı bir giriş yapmadan önce Hammurabi Kanunlarına çok kısaca değinmemiz gerekmektedir. Hammurabi Kanunları, Babil’de yaşayanların ve toplum düzeninin tanrıların belirlemiş olduğu ebedi adalet ve evrensel ilkeler tarafından yönetildiğini ve adaleti sağlamanın da yine tanrı tarafından Hammurabi’ye bahşedildiğini ileri sürer.   Hammurabi döneminde eşitlik Hammurabi Kanunları yazılıdır ve sıralı hükümlerden oluşur. Bunlar Hammurabi’nin adil kararlarıdır, çünkü adaletin sağlanması…

Devamını gör

Paranoya ve Şüphecilik-3: Paranoyada Görülen 5 Kişilik Kaybı Türü

Paranoyayla Beraber Görülen 5 Tür Kişilik Kaybı Paranoya ve şüphecilik uzun yıllardır araştırılmaktadır ve günümüze kadar uzanan araştırmalar da mevcuttur. Bu tarz araştırmaların sonucu olarak psikologların saptamış olduğu 5 tür kişilik kaybı, paranoyak düşünceleri taşıyan insanlarda daha sık rastlanır. Bunlar şöyledir: Uyuşma: Bedende bir bölgenin ağrı veya acısını başkasının ağrı veya acısı olarak algılama Benliğin gerçek dışılığı: Kendinizi dışarıdan gözlemleyen biri olarak görme. Algı değişiklikleri: Nesnelere dokunulduğunda onları düzgün olarak hissedememe, kokuları doğru algılayamama vb. Çevrenin gerçek dışılığı: Görülenlerin cansız ve donuk veya gerçekten oldukça uzak gelmesi Zamanın parçalanması: Yeni…

Devamını gör

Paranoya ve Şüphecilik-2: Paranoya Nedir, Paranoya Neden Olur?

paranoya ve şüphecilik

Paranoya Nedir, Paranoya Neden Olur? Şüpheci yani paranoyak düşünceler genellikle ne hissettiğinizle ilgilidir. Korkularımızın tetikleyicisinin iç dünyamızdan ya da dış dünyadan olmasına bakmaksızın, bu korkular durumlara dair yorumumuzla bağlantılıdır. Şüpheci düşünceler iki şekilde tetiklenir: İçimizde hissettiklerimiz Karşılaştığımız olaylar, durumlar ve deneyimler Bazı insanların korkuları tek bir olay tarafından tetiklenebilirken bazılarının korkularını alevlendiren ise bir dizi olay olur. Yani şüpheci düşüncelerin tetiklenmesi kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir.   Şüpheci düşüncelerin genel olarak ortaya çıktığı durumlar: Sosyal ortamlar Kaçınmanın kolay olmadığı durumlar Maruz kalma hissinin yaşandığı durumlar Eleştirilebileceğinizi, suçlanacağınızı veya alay edilebileceğinizi düşündüğünüz…

Devamını gör

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)- 4: OKB’nin İnsan Hayatındaki Etkisi

çocuklara karşı cinsel istek

Obsesif Kompulsif Bozukluğun (OKB) İnsan Hayatındaki Etkisi Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) kişiden kişiye ciddi değişiklikler gösterebilir ancak unutulmaması gereken şey her bir bireyin deneyimi ve sıkıntıları oldukça gerçektir. Dışardan normal işlevde bulunuyor gibi görünen OKB’li birey kendi içerisinde ciddi bir sıkıntıyla boğuşuyor olabilir. Bazı insanlar Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) yüzünden yaşadıkları sıkıntıları saklamayı başarırlar. Ancak, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) genellikle hayatın her alanını etkileyen bir bozukluktur. Aile ilişkileri, hobiler, sosyal hayat, ve çalışma yetisi bundan etkilenen başlıca alanlardır. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) yakın ilişkileri bozma eğiliminde olan bir bozukluktur ve çoğu OKB’linin…

Devamını gör

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)-3: OKB’de Duygular

okb

Obsesif Kompulsif Bozukluk’ta (OKB) Saplantı ve İtkiler Belirli obsesyonlar (saplantılı düşünceler) belirli itkilerle (koruma amaçlı sergilenen davranışlar) beraber görülme eğilimindedir. İtkisel yıkama ve temizleme ile mikrop bulaşma, ya da beden sıvısı bulaşması obsesyonu beraber görülürken, başka bir kombinasyon da ocağı, kapıları vb. kontrol etme itkileri ile herhangi bir zarara yol açma obsesyonudur. Dikkat edilmesi gereken asıl önemli konu itkilerin kaygıyı azalma konusunda işe yarıyor gibi görünmesidir; bu da onların sürip gitmesine yol açan etkendir. Ancak itkiler zamanla işe yararlığını da kaybederler ve kısa sürede işe yarıyor gibi görünseler de uzun…

Devamını gör

Depresyon-3: Depresyona Yatkınlık mı Geliştirdik?

Zihnimiz Depresyona Girecek Şekilde Gelişmiş Olabilir mi? Kendinize karşı şefkatli ve nazik olmanın hayatın stresleriyle başa çıkabilmekle ve refahla bağlantılı olduğunu gösteren kanıtlar mevcuttur. Yine de evrim, depresyonu bizi çok stresli olan durumlardan koruyabilmek için tasarlamış olabilir. Bu durum aşırı yüklemede atan bir sigortaya benzetilebilir. Yani bu durumda aklımıza bir soru gelmektedir: Depresyon bizi zarardan korumak için gelişiyor olabilir mi?   Duygular ve faydaları Evrimsel süreçte insanların farklı duyguları gelişmiştir ve bu duygular insanların çevrelerini farklı bir biçimde algılamalarına ve tepki göstermelerine olanak sağlar. Duygular zarar görmekten kaçınmak, ilişkileri geliştirmek…

Devamını gör