Öfke ve Tahammülsüzlük-5: Ruh Halleri ve Tahammülsüzlük

öfke nedir

Ruh halleri ve Tahammülsüzlük

Tahammülsüzlük konusundaki değişimler ve çeşitlilik sorun yaratıyor olabilir. Çünkü tahammülsüzlüğü hayatın çoğu alanına, çoğu durumuna ve çoğu insana karşı geliştirebilirsiniz. Bu da bazı insanların asıl sorunudur.

Daha açık olmak gerekirse, bazı günler oldukça tahammüllü hissederken bazı günler ise tamamen tahammülsüz hissedebilirsiniz. Ki bu da doğrudan ruh halinizle ilişkilidir. Ruh hali ve tahammülsüzlük arasında doğru bir orantı olduğu çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Örneğin kendinizi çok stresli ve ya kaygılı hissediyorsanız, tahammülsüzlüğünüzün de artma ihtimali oldukça yüksek olacaktır. Ancak sakin ve dingin bir ruh haline sahip olduğunuz dönemde karşılaşmış olduğunuz sorunlara genellikle daha olumlu, çözüm odaklı ve tahammüllü bir biçimde yaklaşma olasılığınız daha yüksektir.

Asıl sorun o anki ruh halinizde yatmaktadır, ruh halinizden çıkamaz ve o anın gerçeklerine bir türlü odaklanamazsınız. Özellikle öfke gibi duygular çok hızlı bir biçimde zihninizi ele geçirir ve sağlıklı bir biçimde düşünmenize engel yaratırlar. Öfke anında tahammül seviyenizin de düşük olacağını bilmeniz yararınıza olacaktır.

 

Ruh halinizi etkileyen etmenler

Ruh haliniz doğrudan ve dolaylı biçimlerde birden fazla etmen tarafından etkilenebilir. Bu etmenlerin ruh halinizi etkileyebileceğini bilmek, sizi özellikle öfke kontrolü ele almadan önce önlem almaya itebilir ve sizi tahammülsüz yapan durumlara karşı yararlı stratejiler geliştirmeye de yönlendirebilir.

Ruh halimiz özellikle fiziksel durumlardan ve sorunlardan direkt olarak etkilenme eğilimindedir. Yani eğer soğuk algınlığı geçiriyorsanız ve o gün işe gitmek zorundaysanız, ya da yataktan yorgun bir biçimde kalktınız ancak yine de derse yetişmek zorundaysanız; güne tahammülsüz başlamak oldukça normaldir. Ki çoğu kişi benzer durumları deneyimlemektedir.

 

Özellikle belli başlı fiziksel durumlar tahammülsüzlüğü etkilemektedir ve şimdi onlara bir göz atalım:

 

  • Hastalık: Fiziksel veya ruhsal olarak rahatsız hissetmek ruh halinizi doğrudan etkiler. Aslında soğuk algınlığı gibi kısa süren hastalıklar ve kronik gastrit ya da kronik depresyon gibi hastalıklar benzer oranlarda tahammülsüzlüğe yol açacaktır. Kanser vakalarında da benzer sonuçlar rapor edilmektedir ve kanser vakalarında kişilerde bir çökkünlük durumu da sıklıkla rapor edildiğinden, kanser özel bir biçimde değerlendirilmelidir.

 

  • Rutinler: Sirkadiyen ritim tutturmak için öğün ve uykunun bir düzen içerisinde olması gerekir. Düzeninizin şaşması sizi rahatsız hissettirecektir. Ki genel olarak canlılar bir düzen arayışındadır. Aslında hayat, bir düzen arayışındadır. Düzenden sapmalar ise rahatsızlık duygusunu beraberinde getirir ve böylelikle stresle beraber tahammülsüzlük ve öfke gibi durumlarda da artış görülebilir.

 

  • Egzersiz: İnsanlar hareket etmeye odaklı organizmalardır ve hareketin kısıtlanması ruh haline baskı yapar. 21. yüzyılda insanların hareket etme davranışları incelendiğinde de aslında evrimleşme biçimimize ters düşen bir rutin geliştirdiğimiz oldukça açıktır. Ancak bu durum, evrimsel açıdan çok kısa sürede gerçekleşmiş ve bu yüzden de henüz bu hareketsizliğe zihinsel olarak adapte olup olmadığımız konusunda ciddi soru işaretleri vardır. Egzersiz olarak da genel olarak hareket etmekten bahsedilmektedir. Oysa liberal ve kapitalist sistemler ise bizi beton yığınlarından bölmelere hapsetmiş ve yumuşak koltuklarda, bilgisayar karşısında çalışmaya gönüllü hale getirmiştir.

 

  • Diyet: Bazı insanlar şeker yönünden zengin besinler tüketir ve enerjilerinde hızlı yükselip düşüş yaşarlar, bazıları da besin yönünden yetersiz beslendikleri için enerjilerindeki düşüş onların ruh halini etkiler. Açlık da evrimsel açıdan yaklaşılması gereken bir konudur, çünkü açlık organizmanın hayatta kalma ihtimalini tehdit eder. Bu yüzden açlık stres yaratır ve tahammülsüzlüğü de arttırarak daha saldırgan bir biçimde harekete geçme isteği uyandırmayı amaçlar. Ancak günümüz diyetleri de hareket etme biçimimizde olduğu gibi çok hızlı bir dönüşüm geçirmiş ve vücutlarımız birden yağ ve şeker yüklü fazla kaloriye karşı koyamaz hale gelmiştir. Özellikle işlenmiş şeker hayatımızın tüm alanlarını ele geçirmiştir, ve kandaki dalgalanması da çok hızlı gerçekleştiğinden; kan şekerinizdeki düşüş sizi çok hızlı bir biçimde açlık psikolojisine sokar ve agresif tavırlar sergilemenize neden olabilir.

 

  • Uyaran madde ve ilaç kullanımı: Alkol, kafein vb. madde kullanımın etkisini azımsayamazsınız. Keyif veren maddelerin kullanımı doğrudan ruh halini etkiler. Hatta bazı durumlarda bu tarz maddelerin etkileri aşırı görülebilir ve krizlere de yol açabilir.

 

  • Uyku: Sürekli yetersiz veya aşırı uyumak düzenini bozar ve ruh halinizi etkiler. Uyku sirkadiyen ritmin bir parçasıdır ve rutinimizin oluşmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Eğer yeterli uyku alamıyor ya da uyku kalitemiz düşükse ruh halimizde o ölçüde değişiklik gösterecektir.

 

  • Stres: Deneyimlemiş olduğunuz baskı altında olma hali sürekli sizi rahatsız eder ve bu durumdan kurtulmak için sürekli çabalama isteği duyarsınız. Stres hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için:

 

  • Sosyal Faktörler: Ayrılıklar, sevilen birinin kaybı, anlaşmazlıklar, yalnızlık hissi ve bunun gibi birçok durum ruh halini etkileyen sosyal faktörler için sadece birer örnektir. Ve düşündükçe bunları daha da çoğaltabilir ve kendinizle daha bağlantılı örnekler bulabilirsiniz.

 

ruh halleri ve öfke

Alakalı başlıklar

Leave a Comment