Depresyon-7: Depresyon ve Kendini Yenik Hissetmek 

kronik çatışma

Depresyon ve Kendini Yenik Hissetmek 

Depresyondaki kişinin zihni birçok olumsuz duyguya ev sahipliği yapar. Depresyonda baskın olarak görülen diğer hisler de yenilgi ve tükenmişlik duygularıdır. Kişi kendini diğerleriyle sürekli kıyaslama eğilimindedir ve bu eğilimde kaçınılmaz olarak daha değersiz, aşağı ve yenik hissetmesine ve böylelikle de kişinin zaman içerisinde tükenmişlik geliştirmesine neden olur.

Yenilgi durumu yada yenilmişlik hissini daha iyi anlamak için yine evrimsel psikolojiye başvurmak gerekmektedir. Evrimsel açıdan bakıldığında yenilgi duygusunun; bir durumu veya ‘’yarışı’’ kaybetmiş olanların çaba ve keyiflerini azaltmak amacı ile tasarlandığı öne sürülmektedir. Bu keyif azalışı motivasyon azalmasıyla da doğru orantılıdır ve kişinin tekrar deneme isteğinin önüne geçer. Ayrıca daha fazla çabayı önleme amacı da, içgüdüsel olarak, kişinin sürekli ve durmadan denemesinin ve hayatta kalması için gerekli olan enerjiyi boşa tüketmesinin önüne geçmektir.

Yenilmişlik ve tükenmişlik hallerini kabul etmek oldukça zor olabilir ve bu durumlar acı da verebilir. Bu oldukça doğaldır. Bir dakikanızı ayırıp düşünürseniz, yenilmiş hissettiğiniz durumların ne kadar rahatsızlık verici duyguları size yaşattığını fark edebilirsiniz. Yenilgi çoğu zaman insanlar tarafından kişisel bir başarısızlık kanıtı olarak algılanır. Bu da kişiyi yiyip bitiren düşüncelere yol açabilir.

Makul bir kişi olabilmeyi, başarılı olmakla orantılı olarak algılamak böyle bir duruma yol açar. Eğer özgüveniniz ve özsaygınız, elde etmiş olduğunuz başarılara göre değişiklik gösteriyor ve çok yüksek standartlara ulaşmak için kendinizi olabildiğince zorladığınızı düşünüyorsanız  zararlı mükemmeliyetçilik yaşıyor da olabilirsiniz. Genelde psikolojik problemlerin çoğu benzer belirtiler göstererek ortaya çıkar ve bunların ayrımını yapmak oldukça zor olabilir. Bir sorunun üstesinden gelebilmek için de, en başta probleminizin ne olduğundan tam olarak emin olmanız ciddi bir önem taşımaktadır.

Tükenmişlik ve yenilgi hislerine özellikle depresyon ve mükemmeliyetçilik gibi sorunlarda sıklıkla rastlanır. Ancak bu hisleri birer beyin durumu olarak görmeyi ve bunlara şefkatli bir biçimde yaklaşabilmeyi öğrenmek oldukça önemlidir. Eğer bunları sadece birer beyin durumu olarak görmeyi öğrenebilirseniz; bunları diğer insanların da yaşayabiliyor olacağını kabullenme şansınız artacaktır. Unutmayın, içinde bulunmuş olduğunuz durumda olan tek kişi siz değilsiniz; ve dünya üzerinde milyonlarca insan, bu tarz problemlerle başarılı bir şekilde başa çıkmayı öğrenip hayatlarını geri kazanabiliyor.

 

Yüksek standartlar

İnsanlar diğerlerine sıklıkla ‘’işler yolunda olmasa da daha fazla çabala’’, ‘’yeterince çaba ile her şeyi başarabilirsin’’ ve ‘’o yapabiliyorsa sen de yapabilirsin’’ gibi telkinler verirler. Bunlar genellikle cesaretlendiricidir, ancak gerçeklikle bağlantılı olmayan tavsiyeler olarak değerlendirildiğinde bunlar kişi için oldukça yorucu ve zararlı olabilir. Her şeyden önce tam olarak sorununuzun ne olduğu konusunda bir anlayış geliştirmeniz gerekmektedir. Kendinizi diğerleriyle kıyaslamak genellikle yenilgi hissini daha da körükleyen bir durumdur ve sizi tükenmişliğe itebilir. Bu tip telkin ve tavsiyeler kişinin olanaksız hayallerin ve aşırı yüksek beklentilerin peşine düşmesine yol açabileceğini unutmamak yararlıdır.

Çok yüksek ve neredeyse karşılanması imkansız standartlar belirliyor olabilirsiniz. Standartlarınızı karşılamada ne kadar başarılı olduğunuz da özsaygınızı etkiliyorsa büyük ihtimalle mükemmeliyetçilik konusunda da sorunlar yaşadığınız anlamına gelmektedir. Aslında standartların bu denli yüksek olması ve karşılanamaması, kişide yenilmiş duygusuna yol açar ve sürekli yenik hissetmek de tükenmişliği beraberinde getirir. (Mükemmeliyetçilik hakkında daha fazla bilgi: Mükemmeliyetçilik Yazı Dizisi)

Yapılan araştırmalar diğerlerine ayak uydurmaya aşırı çabalayan ve kendini aşağı hissettikleri için kendilerinin değerli olduğunu kanıtlamaya aşırı çaba sarf eden kişilerin depresyona daha yatkın olduklarını ortaya koymuştur. Bu durum üzerinizdeki stres ve kaygıyı da arttıracak ve olumsuz düşünce sistemleriniz de sürekli olarak uyarıldığından; olumlu düşünce sistemlerinizin işleyişinde aksamalara neden olacaktır.

Yenilgi duygusu ve öz-eleştiri

Yenilgi duygusunun sonucunda ortaya çıkan hayal kırıklığı da kişinin kendine saldırmasına yol açabilir. Aslında, burada bahsedilen hayal kırıklığı İngilizce’deki ‘’frustration’’ sözcüğüne tekabül etmektedir ve bu sözcük de sıradan bir hayal kırıklığına göre daha derinden hissedilen, hüsranla beraber gelen ve ciddi problemlere zemin hazırlayan bir hayal kırıklığı türüne işaret etmek için kullanılmaktadır. Türkçe’de bu sözcüğü tam olarak karşılayan bir sözcük maalesef yoktur. Depresif zihin halleri böyle durumlarda olumsuzluğa, yetersiz ve aşağı hissetmeye daha fazla odaklanma eğilimi gösterir. Ki bu da durumu daha karmaşık bir hale getirir.

Eleştirinin düşmanca oluşu ve bu seviyenin giderek yükselmesi, kişinin stres sisteminin de bir o kadar uyarılması ve tehdit-korunma mekanizmasının da bir o kadar tetiklenmesi demektir. Depresyonda olan çoğu insan aşağı ve yetersiz hissederek, kendilerini daha da dibe sürükleyen zihin hallerine girmekte ve bunun sonucu olarak zihinlerinde kurtulması oldukça zor olabilen kısır döngülerin oluşmasına neden olmaktadırlar.

 

Kronik çatışmalar

İlişkilerde sürekli devam eden kronik çatışmalar da yenilgi duygusunu tetikleyip sürmesini sağlayabilir. Bu kronik çatışmalar genel olarak gerçek hissettiklerimizi söyleyemediğimiz, söylemeyi göze almadığımız ve her seferinde kaybettiğimiz duyguları ile daha da yoğun bir öfke doğururlar.

Kişiler arası ilişkiler doğası gereği oldukça karmaşıktır ve eğer arkadaşlarınızla, aile üyelerinizle ya da partnerinizle olan ilişkinizde kronik çatışmalar yaşıyorsanız ve çözüme bir türlü ulaşamadığınızı düşünüyorsanız; yenilgi duygusunu her çatışmadan sonra tadıyor olabilirsiniz. Karşıdakini kırmaktan kaçınmak için tam olarak neler hissettiğimizi söyleyememek de algılamış olduğumuz stres, kaygı ve yenilgi duygusunun daha da artmasına yol açacak ve bizi kaçınılmaz bir yenilgi ve bu kaçınılmaz yenilginin sonucunda da tükenmişliğe itecektir.

 


Depresyon yazı dizimizin 8. yazısı olan ”Depresyonun Biyolojik Boyutu” adlı yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: 

psikolojiplatformu.com/2019/01/18/depresyon-8-depresyonun-biyolojik-boyutu/


kronik çatışmalar

 

 

 

 

 

 

Gilbert, P. (2009). Overcoming depression: A self-help guide using congitive behavioral techniques. London, UK: Robinson

Harari, Y. H. (2012). Sapiens: Hayvanlardan Tanrılara (45. baskı). İstanbul: Kolektif Kitap.

Alakalı başlıklar

Leave a Comment