Psikojen Ölüm

Psikojenik ölüm

Psikojen Ölüm – ”Give-up-itis”

Dr. John Leach tarafından İngiltere’de University of Portsmpouth’da yürütülen yeni bir araştırma konusu var ve adı da ‘’Give-up-itis’’. Bu terim kişinin yaşamaktan tamamıyla vazgeçmiş olmasının ölüme yol açışını tanımlamak için kullanılmaktadır. Give-up-itis, Türkçe’de tam anlamıyla karşılığı olan bir kelime olmasa da, ‘’Psikojen Ölüm’’ bu durumu tanımlamak için en iyi başlığa işaret ediyor.

Give-up-itis aslında İngilizce’de medikal bir sözcük ve ruhsal kökenli-psikojenik ölüm anlamına geliyor en kaba biçimiyle. Bu terim, ilk defa Kore Savaşı sırasında ortaya atıldı; çünkü ele geçirilen ve toplama kamplarında mahkum edilen askerler konuşmayı kesiyor, iştahını kaybedip yemeyi bırakıyorlar, ve takip eden günlerde de hayatlarını kaybediyorlardı.

Dr. Leach tarafından yapılan araştırma, psikonejik ölüm durumunun üzerinden gelinmesi imkansız bir travma tarafından tetiklendiğinin ya da benzer bir travmanın sonrasında geliştiğinin üzerine duruyor.

Dr. Leach şunları söylüyor:

”Bu intihar değil, daha özgün bir durum. Psikojen ölümün depresyonla herhangi bir bağlantısı yok. Yaşama isteğini kaybetme ve yaşamaktan vazgeçme davranışı yada vazgeçme durumunun ve takip eden birkaç gün içerisinde de gerçekleşen ölümün, şiddetli travmaya bağlı olarak gelişen bir fenomen olduğu oldukça gerçekçi bir durum.”

Dr. Leach’e göre bu durum anterior singulat sirkulatuarlarda (beynin ön kısmında bulunan; kişinin motivasyonunu ve amaca yönelik davranışlarını etkileyen bir bölüm) oluşan bir değişiklikten kaynaklanıyor olabilir. Şiddetli travma, beynin bu kısmının çalışma biçimini etkileyebilir veya bu kısmı işleyişinde bir aksaklığı tetikleyebilir. Böylece, kişide motivasyon yitimi görülür. Motivasyon da kişinin hayatın getirileriyle baş edebilmesi için hayati önem arz eder. Eğer burada bir sorun yaşanır ve kişi motivasyonunu kaybederse ‘’apathy’’ yani hissizlik veya duygusuzluğun kaçınılmazlığı söz konusu olacaktır.

 

Dr. Leach’e göre Psikojen Ölüm beş (5) evrede gerçekleşmektedir:

 

Sosyal soyutlanma yada sosyal geri çekilme

Sosyal etkileşimde aşırı azalma, hissizlik , olay ve durumlara aldırış etmezlik veya kayıtsızlık. Genellikle, eski savaş esirlerinin bu evreye geçişleri, yakalanışlarının yani ele geçirilişlerinin hemen ardından gerçekleştiği yönünde rapor edilmiştir.

 

‘’Apathy’’: Hissizlik, duygusuzluk veya duyarsızlık

Bu tabir şiddetli melankoli, depresif ruh hali ve yaşam enerjisinin kaybını tarif etmek için kullanılmaktadır. Örnek olarak, kişinin artık kendi beden bakımını yapmayı bırakması ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaması gösterilebilir.

 

Abulia: İrade yitimi

Motivasyonda şiddetli düşüş, duygusal tepki vermenin sonlanması ve konuşma ihtiyacı duymama; kişinin kendisine ya da başkalarına yardım etme isteğini ve düşüncelerini kaybetmesi durumu abulia’ya işaret eder.

 

Psişik akinezi

Akinezi, kişide otomatik hareket kabiliyetinin kaybı olarak bilinir. Normal bir insana kıyasla, ortaya çıkan hareket kaybı kolayca gözlenir. Psişik akinezi de ise kişinin bilinci yerinde olmasına rağmen kişi çok derin bir tepksizlik haline bürünür. Örneğin bu durumdaki bir kişiye işkence yapılsa ve kişi aşırı acı içerisinde olsa bile buna hiç tepki göstermeyecektir. Psişik akinezi durumuna geçmiş kişilerin genellikle kendi dışkıları ve pislikleri içerisinde hücrelerinde öylece yattıkları rapor edilmiştir.

 

Psikojen ölüm

Psikojen ölüm, tamamyıyla yaşamaktan vazgeçişi tanımlar. Dr. Leach bu durumu şöyle tanımlamıştır:

‘’Kişi bu psikolojik duruma ulaştığında, genellikle buradan geri dönüş yoktur. Kişiyi büyük ihtimalle kendi dışkısı ve pisliği içinde yatarken bulursunuz. Kişiyi uyarmanız, ona bağırmanız, sarsmanız ve hatta ölümüne dövecek olmanız bile kişinin size tepki göstermesine ya da yaşam isteğini geri kazanmasına imkan sağlamayacaktır.’’

Genellikle, savaş sırasında kamplardaki esirlerin bu ‘’son seviyeye’’ ulaştığı, kişinin sigara içmeye başlamasıyla anlaşılıyordu. Bu tarz toplama kamplarında sigara ve tütün ürünleri; yiyecek, içecek ve kişisel bakım malzemelerinden çok daha değerli görülüyordu ve mahkumlar sigaraya ulaşabilmek için her şeylerinden vazgeçebiliyorlardı. Genellikle diğer mahkumlar da, kişinin artık son seviyeye gelmiş ve yaşamaktan tamamen vazgeçmiş olduğunu; içtiği sigaranın olabildiğince ve doyasıya keyfini çıkarmaya çalışmasından anlıyorlardı. Bu ayrıca ‘’son uyanış’’ yada ‘’yanlış uyanış’’ olarak da isimlendirilmektedir.

Bu durumun tersine çevrilmesi imkansız olmasa da genellikle çok zordur. Kişinin fiziksel aktivitesindeki artış ve kişinin içerisinde bulunmuş olduğu durum üzerinde kontrol sahibi olduğu inancını kazandırmak, dopamin seviyesinde bir artış yaratabilir ve böylece kişinin yaşama isteğinin tetiklenmesi mümkün hale getirilebilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken konu şudur: bu durum çok hızlı bir biçimde şekillenmektedir! Örneğin psişik akineziden psikojen ölüme geçiş 3 günlük bir süre içerisinde gerçekleşmektedir. Bu yüzden olabildiğince hızlı bir şekilde müdahale etmek, kişinin yaşama isteğini geri kazandırma konusunda ölümcül önem arz eder. Yani ‘’zaman’’ bu zihin durumuna ulaşmış bir kişinin aleyhine işlemektedir.

 

psikojenik ölüm

 

 

 

 

 

 

Kaynak:

Leach, J. (2018). Psychogenic Death: Why Do Healthy People Give Up on Life?. MedScape.

For reaching the related article

Alakalı başlıklar

Leave a Comment