Stres-6: Stres, Kişilik Tipleri ve Etkileşimcilik

kişilik tipleri

Stres, Kişilik Tipleri ve Etkileşimcilik

Kişisel özellikler zaman içinde ve bütün durumlarda istikrarlı değildirler, insanlar farklı durumlarda farklı davranırlar ve zaman içinde değişebilirler. Her birimizin diğerinden farklı olarak, belirli bir şekilde davranma eğilimi vardır ve bazı insanlar çeşitli durumlar karşısında diğerlerinden daha tutarlı davranabilirler.

Öğrenme tarihimiz ve dünyadaki deneyimlerimiz, şeyleri nasıl gördüğümüzü ve nasıl hissedip bunun sonucunda da nasıl davrandığımızı belirler. Kişiliğimiz sadece genlerimiz tarafından belirlenmemektedir. Kişilik, biyolojik veya genetik ve çevresel faktörlerin bir bileşimi olarak zaman içinde gelişir.

Fakat, ne olduğumuzun çoğu öğrenilmiş şeyler olduğu için, açıktır ki bunları aklımızdan da çıkarabiliriz. İşte bu da Bilişsel Davranış Terapisi’nin (BDT) tam olarak işaret etmek istediği şeydir. Yani bilişsel sistemlerimizi ve düşünce tarzımızı yeniden şekillendirmemiz mümkündür.

 

Kişilik Tipleri

Arıştırmacılar ‘’A Tipi’’ diye adlandırdıkları insanları, çok rekabetçi ve başarılı, hedeflerine ulaşmada aşırı istekli, başkalarına karşı sabırsız, huzursuz, hasmane ve saldırgan olarak tarif etmektedirler. Yüzleri gergin, patlamalı konuşur, kolaylıkla terlerler, ve genellikle kendilerini baskı altında hissederler.

Bu kişisel özellikleri göstermeyenler ise ‘’B Tipi’’ olarak adlandırılmaktadır. Özünde A Tipi olarak adlandırılanlar çok stresli olarak tarif edilebilir, halbuki B Tipi kişilik grubuna uyan kişiler daha az streslidirler.

Hasmane ve saldırgan olan insanların kalp krizi geçirme ihtimali daha yüksektir. A Tipine benzer olan ancak saldırganlığı bulunmayanların ise kalp krizi geçirme ihtimali daha düşüktür. A Tipi kişiliğin bu özelliğinin kalp krizine neden olup olmadığı gerçekten önemli bir araştırma konusu olabilir.

‘’C Tipi’’ kişilik yardım etmeye çok gönüllü, pasif, başkalarının özgüvenini takdir eden ama kendi özgüveni oldukça düşük olan kişileri tarif etmektedir. ‘’D Tipi’’ olarak adlandırılan ve üzgün kişilik olarak bilinen diğer bir kişilik tipinin de kalp krizi ile bağlantılı olabileceği düşünülmektedir. Bu tip, güçlü duygusal tepkiler gösterir ve yoğun duygusal sıkıntı yaşar, ama özellikle sosyal ortamlarda bu duygularını bastırma eğilimindedir.

Duygularını açıkça gösterenlerin kalp krizi geçirme ihtimalinin daha düşük olduğu birçok araştırmanın sonuçlarıyla kanıtlanmıştır. Duyguları göstermek stresi kotaracağından dolayı, gerginliği ve öfkeyi de azaltmaya imkan verecek ve kişiyi daha dingin bir halde tutacaktır.

 

Dayanıklı kişilerin ortak özellikleri

Kişilik ölçümlerine bakıldığında, üç özelliğin dayanıklı kişilerin ortak özelliği olduğunu göze çarpmaktadır. Bunlar kısaca şöyle listelenebilir;

  • Taahhüt
  • Kontrol
  • Meydan okuma

 

     Taahhüt:

İnsanlarının hayatlarının çeşitli yönlerine ne kadar bağlı ve ilgili olduklarıdır. Dayanıklı insanlar       yaptıklarının önemine ve yararına kuvvetle inanırlar.

     Kontrol:

İnsanların hayatlarında ne dereceye kadar kontrol sahibi oldukları hissidir, dayanıklı insanlar           sıkı bir kontrolden yanadır.

     Meydan Okuma:

Değişimin negatif ve tehditkar olmaktan ziyade pozitif ve meydan okumacı olmasıdır.

 

Bu dayanıklı özellikleri sergileyen insanların, bunlara sahip olmayanlara kıyasla stresli durumlarla daha iyi baş edebildikleri ve strese maruz kaldıklarında bu kişilerinin fiziksel sağlığının da daha az etkilendiği öne sürülmektedir.

Cesaretlendirici olan ise, bu özelliklerin öğrenilebildiği ve böylece stresin daha yönetilebilir olduğudur. İyimser kişiler, stresi kontrol etmeye daha isteklidir ve stresle pozitif anlamda başa çıkma şansları daha yüksektir.

Zor durumlara uygun tepki veren insanların, kendilerine ve yeteneklerine güvenmeye yatkınlıkları, olaylar üzerinde kontrol uygulamaya daha eğilimli olmaları ve olup bitenin kötü değil de iyi bir şekilde sonuçlanacağına dair inançlı olmaları onların ortak özellikleri gibi görünmektedir.

Stres hakkında öğrendiğimiz ve en başından beri üzerinde defalarca konuştuğumuz şeylerden biri; durumları az ve ya çok stresli yapan onu görme biçimimiz olduğudur. Şeyleri görme biçimimiz, onlar hakkında ne hissettiğimizi ve nasıl tepki verdiğimizi belirlemekte can alıcı bir rol oynar. Düşünce tarzımızda ve bilişsel sistemlerimizde değişikler yapmaya çabalayarak kendimizi strese karşı daha dayanıklı bir hale getirebiliriz.

 


Stres yazı dizimizin 7 . yazısı olan ”Stresin Bakış Açısıyla İlişkisi ve Bilişsel Terapi” adlı yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: 

psikolojiplatformu.com/2019/01/13/stres-7-stresin-bakis-acisiyla-iliskisi-ve-bilissel-terapi/


strese dayanıklılık

Alakalı başlıklar

Leave a Comment