Panik Atak ve Agorafobi-4: Panik Bozukluğu ve Agorafobinin Tedavisi

panik atak

Panik Bozukluğu ve Agorafobinin Tedavisi

Uzun klinik çalışmalar ve araştırmalar sonucunda, panik bozukluğa sahip olan insanların profesyonel terapiler eşliğinde çalışarak panik bozukluklarının üstesinden gelebildiği görülmüştür.

Dünya çapında yapılan çalışmalar, Bilişsel Davranış Terapisi (BDT) tekniklerinin, hafif yatıştırıcıların ve trisiklik olarak adlandırılan bir antidepresan çeşidinin kullanılmasının, panik atak ve agorafobinin tedavisi konusunda ciddi olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.

 

İlaçlar

İlaç kullanımı konusunda genel endişeler şu şekildedir:

  • Hastalar ilaç kullanma fikrine sıcak bakmamaktadır
  • İlaçlar üzücü ve katlanılması zor yan etkiler gösterebilmektedir
  • Bazı ilaçların uzun süre kullanımı, bağımlılık geliştirilmesine neden olur
  • Bazı ilaçların bırakılması aşamasında yoksunluk sendromu ortaya çıkar ve bu da yaşanılan bozukluğun semptomlarının daha şiddetli bir taklidi haline gelebilir
  • İlaç almak hastanın bilişsel sorunlarını kontrol altına almasına yardımcı olmaz
  • Hastaların ilacı kesmesiyle beraber eski hallerine dönmesi oldukça olasıdır.
  • İlaçlar öz-denetim tekniklerini öğrenmeyi gereksiz hale getirebildiğinden, kişinin ilaçtan sonra başarısız olması olasıdır

İlaçlar, psikolojik tedavilerin uygulanmasına engel olan durumlarda, kısa dönemde kaygının semptomlarının azaltılıp kaygı yönetimi tekniklerinin uygulanması için zemin hazırlamanın gerekli olduğu durumlarda oldukça yararlı etkiler sunmaktadır. Ancak burada çok ince bir çizgi vardır. Kişiyi bilişsel değişikliklere hazırlamak ve ya sadece ilaç kullanımı ile tedaviye devam etmek. Eğer sadece ilaç kullanarak sorunlarınızın üstesinden gelmeye çalıyorsanız, başka ciddi problemlerle yüzleşmeniz olasıdır.

İlaçsız tedaviye yönelmek ve kişiyi ilaçsız tedaviye teşvik etmek, hastanın ilaç kullanımına olan inancını azaltmaya yardımcı olacaktır.

 

Panik atak bozukluğunda en sık kullanılan ilaç grupları

Benzodiazepinler (hafif yatıştırıcıların) ve trisiklik olarak bilinen bir antidepresan türünün kullanımı panik atak semptomlarının azalmasında etkili ilaçlardır. Bu etkileri, yıllar boyunca yapılan araştırmalarla kantlanmıştır.

Donald Klein, panik semptomalarının azaltılması üzerine yapmış olduğu çalışmada Trisiklik İmipramin’in semptomları azalttığını gözlemlemiştir. Ayrıca sonraki çalışmalar da benzer trisklik antidepresanların panik bozukluğun semptomlarının üzerindeki etkinliğini kanıtlamıştır.

Trisiklik antidepresanlar, beyinde nörotransmitter olarak bilinen beyindeki sinilerin arası sinyal iletiminden sorumlu bazı doğal kimyasalların etkinliğini arttırmaktadır. Sinir yollarının tekrar harekete geçirilmesiyle de kaygı semptomları belirli bir düzeyde tutulabilmektedir. Prpr

Beyindeki nörotransmitterlerin etkinliğini arttıran yeni grup antidepresanlar SSRI’lar (Seçici Serotonin Geri Alım Engelleyicileri) ve MAOI’lerdir (Monoamin Oksidaz Engelleyicileri) de panik atak bozukluğununun ve agorafobinin tedavisinde sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçların yan etkileri daha az olduğundan kullanımı daha rahattır ve fiziksel bir hastalığıa sahip olan insanların kullanımı için daha güvenlidirler.

Bu yeni grup ilaçlar umut vaad etmesine rağmen, etkinliklerinin kanıtlanabilmesi için çok daha fazla araştırma sonucuna ihtiyaç vardır. Yine de genel uyarı şu yöndedir: benzodiazepin grubu ilaçlar panik bozukluk söz konusu olduğunda sıklıkla reçete edilir, ancak genellikle kısa dönem kullanımı daha uygundur.

 

Psikolojik tedaviler

Özellikle panik bozukluğun tedavisinde birden farklı psikolojik tedavi uygulanır. Eğer psikolojik tedavi yöntemleri sistematik bir şekilde uygulanırsa, panik bozukluğun ortadan kalkması mümkündür.

Panik atak için hazırlanan psikolojik tedaviler, kişilerin kaygı konusunda öz-denetimi sağlamasını hedefleyen ve kendi kendine uygulanabilen uygulama ve yöntemleri içermektedir.

Bilişsel Davranış Terapisi (BDT), öğrenme teorisinin prensiplerine dayanarak, çevremizdeki durumlara vermiş olduğumuz tepkilerin tekrarlanmasıyla ortaya çıkan davranış örüntülerini çözmeyi amaçlar. Ve yazı dizilerimizde de özellikle Bilişsel Davranış Terapisine (BDT) bağlı kalmayı amaçladığımız gözden kaçamıyor olmalı.

Bir başka deyişle, çevresel strese tepki verirken yanlış alışkanlıklar geliştirebilir ve daha sonra bu öğrenilmiş davranışlar sıkıntılı semptomlara neden olabilir. Bunlar aslında davranış örüntüleridir ve otomatikleşmiştirler. Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta ise bu yanlış davranışların öğrenilebilir olmasıdır. Konu şu ki; eğer bir davranışı öğrenebiliyorsak, unutabiliriz veya onu yeniden şekillendirebiliriz. Bu oldukça olasıdır ve en en önemlisi ‘’normaldir’’.

Bilişsel Davranış Terapisi (BDT) metodlarını baz alarak geliştirilen teknikler, panik bozukluğu besleyen yanlış düşünce ve davranış sistemlerinin neden olduğu semptomların, korkunun ve kaygının üstesinden gelebilmek için yeni yolları öğrenme ve tekrarlama yoluyla pekiştirme imkanı sunar.

Karşı-şartlanma dediğimiz bir durumdan da bahsetmek gereklidir. Bu durumda, verilen korku tepkisi ve durum arasındaki ilişki sağlıklı değildir, yani bozuktur. Bu bozuk ilişki de rahatsızlık ilişkisiyle bir durumun veya mekanın özdeştirmeye başlanmasına yol açar.

 

Sistematik bir tedavi

Panik atağın psikolojik yöntemlerle tedavisi söz konusu olduğunda, düzenli uygulamaların sistemik bir programa göre uygulanması gerekmektedir. Egzersizlerin ara sıra uygulanması ve pratiğin aksatılması, sadece eski alışkanlıkların kendilerini pekiştirmesine olanak sağlar.

Beklentisel kaygıyı alıştırmak için düşüncelerimizi gözlemleyebilir ve bunları sistematik olarak değiştirme üzerinde çalışabiliriz. Böylece bu düşünceler güçlenip panik atağa neden olmaya başlamadan önce duruma müdahale etmiş oluruz.

Bilişsel teknikler, ayrıca, yıkıcı düşüncelere meydan okumanızı sağladığından, panik atakla ilintili yıkıcı düşüncelere de meydan okursunuz. Sonrasında, bir krizin duygusal durumunuz üzerindeki etkisini kısıtlar ve süresini azaltırsınız.

Panik atağın iyileşmesinde bilinmesi gerekenler:

  • Panik bozukluğun bağlantılı olduğu ‘’hastalık endişesi’’ ve ‘’korkudan korkma’’ döngülerini net olarak anlamak
  • Gerekli yöntemleri öğrenerek kaygı ve panik atak semptomlarıyla başa çıkmak
  • Yıkıcı düşünceleri, faydalı düşüncelerle değiştirmek ve pratik yapmak
  • Kaygıyı tetiklediğini düşündüğünüz bedensel semptomlar için bir yol geliştirmek ve duyumsamalarınızın daha gerçekçi bir değerlendirmesini yapabilmeyi öğrenmek
  • Sistematik bir programa bağlı kalarak, agorafobiyi tetikleyen durumlarla yavaş yavaş yüzleşmek

panik atak

Alakalı başlıklar

Leave a Comment