Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)-3: OKB’de Duygular

okb

Obsesif Kompulsif Bozukluk’ta (OKB) Saplantı ve İtkiler

Belirli obsesyonlar (saplantılı düşünceler) belirli itkilerle (koruma amaçlı sergilenen davranışlar) beraber görülme eğilimindedir. İtkisel yıkama ve temizleme ile mikrop bulaşma, ya da beden sıvısı bulaşması obsesyonu beraber görülürken, başka bir kombinasyon da ocağı, kapıları vb. kontrol etme itkileri ile herhangi bir zarara yol açma obsesyonudur.

Dikkat edilmesi gereken asıl önemli konu itkilerin kaygıyı azalma konusunda işe yarıyor gibi görünmesidir; bu da onların sürip gitmesine yol açan etkendir. Ancak itkiler zamanla işe yararlığını da kaybederler ve kısa sürede işe yarıyor gibi görünseler de uzun vadede sadece obsesyonun daha da sıklaşmasına ve itkiyi uygulama dürtüsünü arttırır. Yani gitgide daha fazla saplantılı düşünce zihninize sızmaya başlar. Bu da kısır döngülere neden olur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olmayan biri ellerinin temizlendiğini gördüğünde ellerini yıkamayı sonlandırır, ancak Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan kişi kendini rahatlamış hissedene kadar ellerini yıkamayı sürdürür. Bu da Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olanlar ve olmayanlar arasındaki davranışı sonlandırma farkını tanımlar. Yani durum gerçekten temizlenmekle ilgili değil, kişinin kaygısının yatışmasıyla ilgilidir.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun (OKB) tedavisi, kriterleri bir yana bırakmayı içerir. Yani rahatsız hissetmenize rağmen itkilerinize bir son vermeniz gerekir. Başlarda kaygı seviyesi oldukça yüksek seyredebilir ancak kaygının kendiliğinden azalışını gözlemlemeniz size yarar sağlayacaktır. Saplantı ve itkilerin üstesinden tepki vermeden gelmeye çalışırken, kaygının azalmasını izlemeniz biraz zaman alıcı olabilir. Bazen kaygının azalması 15 dakika sürebilirken, bazen bir saati de bulabilir. Ancak unutmayın ki kaygı eninde sonunda düşüşe geçecektir.

 

En sık karşılaşılan itkiler ve görülme oranları:

 

  • Kontrol etme itkisi: %29
  • Tekrarlanan edimler: % 11
  • Zihinsel ritüeller: %11
  • Düzenleme ve sıraya koyma: %6
  • İstifleme: %3,5
  • Sayma: %2

 

Emniyetli davranışlar

Emniyetli davranışlar, kaygıyı azaltma ve zararı önleme amacıyla kaygı yaratan durumlarda sergilenen eylemleri tanımlamak için kullanılır. İtkileri uygulama, sakınma davranışı ve etkisizleştirmelerin tümü emniyetli davranışların tanımı içerisinde kendine yer bulur.

Emniyetli davranışlar, korkularınızı sınamanızın önündeki engellerdir. Sorununuzun uzun süre sürmesine neden olur ve sonrasında da saplantılarınız daha kötü bir hale gelir.

Emniyetli davranışlar kötü durumların ortaya çıkmasını önlemek için aşırı çaba göstermenin bir yöntemidir ancak işe yaramazlar; çünkü çözümün sorun olarak algılanmasına neden olurlar.

 

Obsesif Kompulsif Bozuklukta(OKB) duygular

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan insanlar genellikle saplantıların neden olduğu duyguları dile getirmekten kaçınırlar, yada bunları sıkıntı veya rahatsızlık olarak tanımlarlar. Ancak Obsesif Kompulsif Bozuklukta (OKB) baskın duygu ‘’kaygıdır’’. Ayrıca Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) kaygı bozuklukları arasında da değerlendirilmektedir. Kişinin sorununun yaygın kaygı bozukluğu mu yoksa Obsesif Kompulsif Bozukluk(OKB) mu olduğunu anlamak için, kişinin sergilemiş olduğu itkileri, kaçınma davranışlarını ve emniyetli davranışlarını iyice incelemek gerekir.

Kaygı bazen adeta panik atakmış gibi şiddetli bir şekilde aniden ortaya çıkabilir, ya da gelecekteki bir zararın yaratmış olduğu korkusu insanı sürekli endişeli olmaya da itebilir. Pek çok Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan insan tiksinti duygusu da hisseder, bu tiksinti fiziksel veya ahlaki kirlenmeyle bağlantılı olabilir.

Bazı Obsesif Kompulsif Bozukluktan (OKB) muzdarip kişiler de , toplum tarafından kabul edilmeyeceğine inandıkları cinsel ya da saldırgan obsesyonlara sahip oldukları için son derece utanç duyarlar ya da kendilerini kınarlar.

Ayrıca, Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan insanlar çok fazla sorumluluk hissettiklerinden, kendilerini geçmişteki bir zararın sorumlusu olarak kabul edip güçlü suçluluk duyguları da hissedebilirler. Bu oldukça sık görülen bir durumdur, çünkü Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ciddi bir sorumluluk duygusuyla beraber görülür. Kişinin hissetmiş olduğu sorumluluk duygusu öyle yıkıcı olabilir ki, eğer kişi önlem almaz ise etrafındaki herkes zarar görecekmiş, yada hayatın işleyişinde sorunlar ortaya çıkacakmış inancı kişiyi yiyip bitiren bir hal alır.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun (OKB) yaratmış olduğu sorunlar kişinin gününün çoğunu etkiliyor olabilir ve bu da kişiyi ve yakınlarını  bunaltabilir. Büyük bir yılgınlık ve tahammülsüzlük  gelişmesi de olağandır.

Çocuklara karşı cinsellik saplantıları

Çocuklara karşı duyulan cinsellik dürtüleri kişiyi çok zor durumlarda bırakabilir. Ancak bunun gerçekten cinsel istismara yatkınlık mı yoksa Obsesif Kompulsif Bozuklukla (OKB) mı bağlantılı olduğu dikkatlice araştırılmalıdır. Çünkü Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olan kişiler zarar vermezler, çok ciddi düzeylerde kaygı hissettiklerinden saplantıların sıklığı artar ve kişinin aşırı artmış olan ‘’farkındalığı’’ vücudunun cinsel kısımlarına odaklanır ve burada gayet normal olan ve aslında farkına bile varmadığımız süregelen durumlar, çok farklı biçimde algılanabilir ve yanlış yorumlanabilir.

Durumu biraz daha açıklama gerekliliği duyulmaktadır ve şöyle bir örnekle durumu daha kavranabilir hale getirebiliriz:

Eğer bir an için sağ elinizin baş parmağına odaklanır ve diğer bütün düşüncelerden arınmayı başarırsanız, sağ elinizin baş parmağında aslında kanın kalbinizden pompalanması nedeniyle kaynaklanan bir sızlama ya da ”küt küt” atma hissetmeye başlarsınız. Çocuklara karşı cinsellik takıntıları yaşayan OKB’li kişilerde de durum buna çok benzerdir. Takıntılı düşüncelerini yani saplantılarını önlemek için gösterdikleri çaba, onları bedenlerinin cinsel kısımlarına daha fazla odaklanmaya itecektir. Böylelikle de kişi bu kısımlarda aslında normal olan ve kan akışından kaynaklanan durumları ”anormal” olarak yorumlayacak ve çocuklara karşı cinsel bir arzuya sahip olduğu inancına kapılacaktır.

Kişi çocuklardan uzaklaşmaya çalıştıkça, aslında bu saplantılarını besler ve kaygı ve zihinsel uyarılmışlığın da yardımıyla daha fazla cinsel saplantı bilince sızmayı başarır. Kişi de bunun sonucu olarak çocuklara karşı cinsellik arzusu yaşadığı konusuna gitgide inanmaya başlar. Yukarıda da bahsedildiği gibi bunun Obsesif Kompulsif Bozukluktan (OKB) mı yoksa gerçekten pedofili gibi durumlarından mı kaynaklandığını öğrenmek için bir profesyonele başvurmak; eğer kişi Obsesif Kompulsif Bozukluktan (OKB) muzdaripse daha iyi önlemler almasını ve bu sorunla daha kolay bir biçimde başa çıkmasını sağlayabilir. Özellikle çocuklara karşı hissedilen cinsel saplantılar ve Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) arasındaki bağlantı konusunda ilerleyen yazılarımızda daha fazla bahsedeceğiz.

 


Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) yazı dizimizin 4. yazısı olan ”OKB’nin İnsan Hayatı Üzerindeki Etkisi, Yaygınlığı ve İntihar” adlı yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: 

psikolojiplatformu.com/2018/12/02/obsesif-kompulsif-bozukluk-okbnin-yayginligi-ve-intihar/


psikolojiplatformu.com kurucusu

Kaynak:

Veale, D. & Willson, R. (2005). Overcoming obsessive compulsive disorder: A self‑help guide using cognitive behavioral techniques. UK: Robinson

Alakalı başlıklar

Leave a Comment